26 Ekim 2026 Pazartesi

2026 Yapımı Aşk ve Yaşam Filmi

Blogumu okuyanlar ve beni tanıyanlar İkna’nın ve Emma’nın en son film uyarlamalarından sonra geçirdiğim histeri nöbetlerini iyi bilirler. Şimdi ki duygumu ise şöyle tarif edeyim öncelikle siz okurlara sabılar diliyorum ve de geçmişler olsun çünkü bu iki filmin toplamından da daha öfkeliyim.

Öncelikle diğer herkes gibi ben Marianne’in salık saçlarına sinirlenmedim. Ben çok tuhafım galiba .ss demiyorum yanlış anlamayın rica ederim. Ama Marianne’in saçlarına sinirlenmeye varamadım. Vaktim olmadı. 

Sevgili austenzede dostlarım ben mi yanlış anladım yoksa Edward Ferrars’a yeni bir karakter mi inşa edilmiş. Bakın hala bir yanılgı payı bırakmak istiyorum önce o eli bi indir diyorum -aynaya-. Ama yok olmuyor.

Benim bildiğim Edward Lucy ile gençlik hevesine kapılıp nişanlanıverip sonra onun sorumluluğundan yaklaşık 4 yıl kaçıp Elinor’dan hoşlanmaya başlayınca pişman olup ama onu da eline yüzüne bulaştırıp Elinor’a ümit verip sonra da Lucy’nin onurunu korumak zorundayım nişanı bozamam diyen bir karakter değil miydi? Filmin senaryosunda Edward annesin zoruyla nişanlanmış Lucy tüm servetini kaybedince annesi nişanı atmasını istese de aşırının aşırısı onurlu bir centilmen olduğu için nişanı devam ettirmiş olarak yazılmış. Kurguda değişiklik yapılmasını anlarım ama bariz bir şekilde Edward karakterini sevelim, sempati duyalım diye Austen’in kurguladığı hali değiştirilmiş. Her ne kadar Edward karakterini hiç sevmesem de -ki daha önceki yazılarda arkasından ağır konuştuğum çok olmuştur- yine de etten kemikten hali hoşuma gidiyordu. İyi bir insan olsak da hata yapabileceğimiz ve işlerin yine bizim lehimize dönebileceği örgüsünü seviyordum. Bunu değiştirmeleri beni ciddi anlamda şaşırttı. 

Film/ dizi uyarlamalarında olayların değiştirilmesini anlayabilirim yazı ile görsel anlatım tabii ki fark oluşturacaktır. Bakın bizi diğer fanlarla falan karıştırmayın. Romanda karakter sağa bakıyordu filmde sola diye hayata küsecek değiliz çok afedersiniz. 1995 yapımı Gurur ve Önyargı dizisinde Bay Darcy’nin göle atladığı sahneden hangimiz rahatsız olduk bi’ tane örnek gösterin! Vay efendim ne münasebet gömlek hangi hakla Bay Darcy’nin üzerine yapışıyor eserin aslında bu yok dedik mi? Demedik! Ama bu :(

Bir diğer şaşırtıcı değişiklik ise Albay Brandon Eliza’sı ile ilgili olandı. Senaryoda Albay’ın aşkı karnında bebeği ile vefat ediyor deniyor. Romanda ise Eliza maddi gerekçelerle Albay Brandon’ın ağabeyiyle evleniyor, bir çocuğu oluyor. Çocuk Eliza Willoughby tarafından baştan çıkarılarak hamile kalıyor ve Albay onların bakımını üstleniyor diye hatırlıyorum. Marianne’in bu olayın aslını öğrenince Albay’a kendisini daha yakın hissetmesi ve bizim de okur olarak Albay Brandon’ın karakter yapısını öğrenmemiz açısından önemi düşünüldüğünde üzücü bir değişim olarak yorumladım. 

Filmin tamamındaki ufak tefek değişimler ve filmin sonundaki küçük değişikliğe değinmeyeceğim bile. Bunların yanında önemsiz kalıyorlar. Özetle “Hayır, sinirlenmeyeceğim, sonuçta filmin romanı aynen yansıtması zorunluluğu yok, izle ve duyguna bak!” diye çıktığım bu yolda yine histeri krizine sürüklenen austenzede oldum dostlarım. 

Filmin karanlık hali bile hoşuma gitmişti oysaki. Neyse bakalım ümitleri Netflix’in Gurur ve Önyargı uyarlamasına bağladık. Konuları tekrar edelim. Birbirimizle notlarımızı paylaşalım haftaya quiz yapıcam!

Hadi görüşürüz! Soranlara selam!


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder