ayşe kulin etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ayşe kulin etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Temmuz 2020 Cumartesi

Füreya- Ayşe Kulin

Ne zaman etkileyici bir yaşam öyküsü okusam bir de dönüp kendi yaşamıma bakarım yaşam mı diye. Ayşe Kulin'in Füreya'sı da bu etkiyi bırakan bir biyografiydi. 


Hayat hikayeleri dinlemek en iyi terapi seansından bile daha iyi geliyor insana bence. Yaşam öyküsünün sonu geldiğinde "ya galiba hayat o kadar da önemsenecek bir şey değil" diyorsun. Gerçi ben 2,5 dk içerisinde endişelenecek yeni bir şeyler bulabilme becerisiyle ödüllendirilmiş bir insan kişisiyim ama siz bana çok takılmayın. 

Füreya Koral hakkında hiçbir şey bilmeden okudum kitabı ben. Böyle bir okumanın daha keyifli olduğunu düşündüğüm için burada da Füreya'nın hayatından bahsetmeyeceğim. 

Herkesten öğrenilecek bir şey vardır derler ya ben de Füreya'dan kendini önemsemenin ehemmiyetini öğrendim. Başka biri benim az önce kurduğum cümleyi kurmuş olsaydı "çok sıradan" diye düşünürdüm ama hayatımın bu döneminde benim için anlamı büyük oldu. Yani lafı "onli Allah ken cac mi" demeye getiriyorum.

Kimler okumasın: başkalarının görkemli hayatlarını okutup da kendi hayatımı bana mı kırdırmaya çalışıyorsunuz anlamıyorum ki diyenler.

Kimler okusun: bir şeylere geç mi kaldım ben acaba yol yakınken hayal kurmayı bıraksam mı diyenler.

Altı çizili satırlardan birkaçı:

- Ölümün nasıl geldiği her nedense pek önemlidir geri kalanlara. 196

- Ama mantık ne zaman sevginin esiri olmamış ki. 56

- Ne hoş bir ölüm olurdu yok oluvermek. 328

12 Haziran 2020 Cuma

Bir Tatlı Huzur - Ayşe Kulin ve Türk Sanat Müziği


Klasik Türk Müziği ile ilk tanışmamız nasıl oldu hatırlamıyorum ama hatırladığım ilk anı ilkokula dayanıyor. Müzik öğretmenimiz sınav için herkesin kendine bir şarkı seçmesini ve onu sınıfta seslendirmesini istemişti. Ben de bir heyecan en sevdiğim şarkıyı bulmaya çalışmıştım. Sınavda tahtanın önüne geçip "Kimseye etmem şikayet ağlarım ben halime, titrerim mücrim gibi baktıkça istikbalime..." diye girmiştim şarkıya. Yani lafı Türk Sanat Müziği'ni hep sevmiştim demeye getiriyorum. 


Münir Nurettin Selçuk'la tanışmamız ise Bir İstanbul Masalı dizisinde gerçekleşti. Dizinin bir bölümünde zaten bana hayranlıkla aşkı çoktan birbirine karıştırtmış olan Selim Arhan beyefendi bir şarkı dinliyordu ki ama ne şarkı. Selim Arhan'ın etkisinden midir bilinmez bölümü izledikten sonra Beni Kör Kuyularda Merdivensiz Bıraktın'ı defalarca dinlemiştim. 

Dear Münir Nurettin Selçuk Beyefendi,

Ben de sizinle tanışmamız böyle olsun istemezdim ama heyhat...

Bu arada kitabı okuduğum süre boyunca tulua bakıp sizi yad ettiğimi ve guruba bakıp sizi andığımı söylemekten kendimi alamayacağımı ifade etmek isterim.

Sincerely
Austenzede

Bu şarkıyı; Tereddüt, Koklasam Saçlarını Bu Gece Ta Fecre Kadar, Leyla Bir Özge Candır, Ey Benim Bahtiyarım, Ömrüm Seni Sevmekle Nihayet Bulacaktır, Endülüste Raks, Gönlümle Hasbihal, Ayrılık, İstiyorum, Akşam Yine Gölgen, Biraz Kül Biraz Duman, Hatırla Maziyi, Ölürsem Yazıktır hayranlıkları takip etti. 

Bir sürü şey anlattıktan sonra nihayet kitaba geliyorum. Ayşe Kulin'in Münir Nurettin biyografisi okuma zevki veren bir kitaptı. Her şey çok kararında anlatılmış gibi geldi bana. Münir Nurettin'in Türk müziğine katkılarını bilmiyordum. O dönem koşullarında aldığı eğitimleri ve müzik hakkındaki düşüncelerini hayranlıkla okudum. Kitabı çok fazla anlatıp okumayanlar için heyecanını kaçırmak istemiyorum ama bir şeyden bahsetmeden edemeyeceğim.

Kitapta gören her genç kızın Münir Nurettin'e aşık olması üzerine yazılanlar ve kendisinin revnaklı duygu dünyası. İlk kısımı ben kendime "işini iyi yapan insan karizması" etkisi olarak kolayca açıklayabiliyorum ama ikinci kısma şaşırmayı bırakamamamız ilginç olmaya devam ediyor. Sanatçıları "dümdüz" insan gerçekliğinden değerlendirmek, tarihi olayları günümüzden değerlendirmekle eş değer bence.

Kitabın 129. sayfasındaki şu cümleler sanatçıyı özetler nitelikte;

"Bahtı iki türlü parlayan sanatkar vardır. Birini güzide kimseler takdir eder; halk anlamaz. İkincisini halk beğenir, memleketin münevverleri ona karşı istihfafla dudak büker, diye yazmış Va-Nu, Münir Nureddin, iki zıt kutbu birleştirebilmiş nadir bahtiyarlardandır."

Toparlıyorum. 
Güzel biyografiydi.
Toparlama bitti.

Son söz; her ne kadar Türk Sanat Müziği dinlemeyi sevsem de bu alanda bilgi sahibi değilim. BoNboş bir dinleyiciyim :( Kitabı okuduktan sonra bu durumu değiştirme kararı aldım. Bunu size niye söyledim hiç bilmiyorum ama böyle böyle idare edicez işte birbirimizi n'apalım bu dünyada biz bizeyiz. Hadi görüşürüz.

Her ne kadar yazıyı buraya kadar okuyacak bir okuyucu olacağını hayal edemesem de Klasik Türk Müziği'nden sevdiğiniz şarkıları benimle paylaşsanız ne güzel olur. Yeni şarkı keşfetme heyecanı yaşamak istiyorum.