vatanım sensin etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
vatanım sensin etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Aralık 2017 Çarşamba

Mutlu Sondan Sonrası Umurumuzda Mı?

Benim değil şahsen!

Merhaba!


Ara sıra herkes tarafından bilinen klasik masalların devam hikayelerine dair filmlere, yazılara rastladığımda içimden "kimin umrunda?" diye geçirdiğim oluyor ne yalan söyleyeyim. Maalesef biz bencil varlıklarız ve her şeyin bize değen kısımları dikkatimizi celbediyor. Ve 'mutlu son'la biten kitapların tam dişimize göre olduğunu düşünüyorum. Bize hayatımızda olabileceklerle ilgili fikir veriyor, umut vadediyor. 21. yy.'ın en acımasız zamanlarında da yaşasan o prens buraya gelecek ulen bile dedirtiyor hadi itiraf edelim . 

Peki ya sonra? Vallahi umrumda değil kaynanayla gelin mi anlaşamıyor? Çiftimiz boşanmanın eşiğine mi geliyor? Esas oğlan başkasına mı aşık oluyor? Ya da evlilikleri hayatın olağan akışına kapılıp heyecanını mı yitiriyor? Sen de amma gaddarmışsın derseniz basit bir örnekle açıklayayım. Baş rollerinin bir türlü bir araya gelemediği her seferinde diğerlerinden daha akla gelmez bir sebebin onları ayırdığı -kardeş çıkmak, tsunami, en yakın arkadaştan çocuk yapmak, öldü sanılıp ölmemek, hayati bir hastalığı olup saklamak.. örnekler çoğaltılabilir- pembe diziler 2250. bölümlerde ancak final yaparken sevenlerin ilk sezonda kavuştuğu diziler reyting yarışında yenilip ekranlara veda ediyor. (televizyon dünyası jargonum karşısında gözleri yaşarmayan kalpsizdir gerçi zeki de olabilir.) Hemen güncelden bir örneğe geçerek ardından sırtımı Jane Austen'ın satırlarına dayayıp konuyu nihayete erdireceğim. 


Vatanım Sensin dizisindeki Hilal ve Leon karakteri geçtiğimiz sezon edebiyat seven insanların favori dizi çiftleri listelerinde zirveye oturacak gibi olurken yeni sezonda listelere hızlı giriş yapan ama düşüşü de sert olan çiftler listesinde bir numaraya kurulacak gibi göründü. İlk sezonda bizi biraz heyecanlandırdı ama ikinci sezonda ya aşk duygusunun mantık'ın ayağına çelme takıp iktidarı ele geçirmesi o etkileyiciliği alıp götürdü ya da yeni senarist karakterlerin birbirlerine kurdukları cümlelerin yavanlığından bir haber. Yoksa geçen bölümde Leon ve Hilal sahnelerinde kulaklarımı kesme ihtiyacı hissetmemin başka bir açıklaması olamaz. Biz zaten "seni anlama zevkine erişemiyorum" gibi cümleler yerine "ya sen ne saçmalıyosun" minvalinde cümleler duymak istiyor olsak hayatı yaşamakla daha çok ilgilenirdik. (Bu cümleler diziden değil şu an adını hatırlayamadığım bir kitaptan)  


Jane Austen romanlarının sonlarını neden kısa tuttuğunu anladım çünkü sonrasında merak edilecek bir şey yok. Austen bizi aşklarının oluşumunun her anına düzeltiyorum bizim bilmemiz gerektiği kadarıyla her anına tanık ettiği karakterlerin 'mutlu son'larını bir cümleyle geçiştiriyor ya, sanki satırların arasından fırlayıp "e tamam işte bundan sonrası da normal hayat gailesi merak edilecek bir şey yok" diyecekmiş gibi hissediyorum.

Emma'nın son cümlesini özellikle hiç unutmuyorum. 'Emma ve Bay Knigtley evlilikte kusursuz bir mutluluğa eriştiler' diyordu Jane Austen tam olarak bu biçimde olmasa da. Uzun sayfalar süren meşakkatli bir yolculuğun bitirilişinin sade ve aynı zamanda da derinliğine dikkat edin rica ederim! (kusursuz mutluluğu isteyen her zerresi pembe olan bir toz bulutu olarak hayal etsin isteyen gerçekten sevmek ve sevilmek gibi ütopik şeyler düşünsün karar sizin gerçi bu da bambaşka bir blog yazısı fikri oldu ama şimdilik aç parantez kapa parantez olarak kalsın yazının bir köşesinde) 

Jane Austen altı romanının beşinde karakterlerin mutlu sonlarının sonraları üzerine pek az cümle kurarken Gurur ve Önyargı'da herhalde dayanamamış olacak Elizabeth ve Bay Darcy'nin evlilikleri hakkında daha çok şey öğreniyoruz. Vallahi içinden 'umrumda değil' anlamlarına gelebilecek herhangi bir cümle geçirenin hayat damarlarından biri kopmuş gibidir o bi doktora görünsün erken teşhis hayat kurtarır. 



Not: resimler Pinterest'ten.

26 Şubat 2017 Pazar

Aklımda İz Bırakan 8 Dans Sahnesi

Merhaba!

      Geçen hafta Vatanım Sensin dizisinde Hilal ve Leon karakterlerinin bir dans sahnesi vardı. Sahne öyle güzeldi ki tekrardan izlemek istedim ve Youtube'un video zinciri beni o videodan şu videoya sürüklerken bi sürü dans izledim ve beni en çok etkileyen aklımda en çok kalan dans sahneleriyle ilgili bir yazı yazmak istedim işte o liste;



8- Kurt Seyit ve Şura
    Aslında dizinin ilk bölümü haricinde hiçbir bölümünü izlemedim ama onların dans sahnesi epeyce aklımda kalmış olacak ki listeme 8. sıradan giriş yapıyor. Listeli bir yazı yazacaksam anında bir Kral Tv Vj'ine dönüşüyorum ve buna kesinlikle engel olamıyorum. Siz bana he deyip geçin :D




7- Hatırla Sevgili
    Bu sahnede hangimiz Necdet'e üzülmedik be! Ama yine de akılda yer etti tabi. Bu sebeple sahne  listeme 7. sıradan giriş yaparak Kıvanç Tatlıtuğ'a eşlik etmenin haklı gururunu yaşıyor.




6- İkna (Persuasion)
     İkna benim en sevdiğim romanlardan biridir filmde elle tutulur bir dans sahnesi olmasa da filmin son sahnesi aklıma bir çentik atıyor ve listemde kendine 6. sıradan bir yer kapıyor. (Videonun kalitesi baya kötü Kaptan Wenthwort'e odaklanırsanız video birden HD oluyor bana güvenin.) 




5- Northanger Manastırı (Northanger Abbey)
     Bay Tilney Jane Austen'in en muzip erkek karakterlerinden biri ve muslinden en iyi anlayan! Onun muzipliği dans müziğine de yansımış bayılıyorum bu müziğe. Üzülerek söylüyorum tam dans sahnesini içeren bir video bulamadım o sebeple burada yer alan videonun süresini 2.44'e getirerek izleyebilirsiniz.) 




4- Vatanım Sensin
     İşte yazıyı yazmamın müsebbibi sahne. Beni müziğine aşık ederek listeye 4. sıradan giriş yapıyor ve 4 sahneyi geride bırakıyor..




3- Emma
   Bay Knightleeeey diyor sözlerime ekleyecek bir şey bulamıyorum. Ama o nasıl bir "Will you dans Emma?" demektir ya Rabbim sen bizi neyle sınıyorsun!  (Videonun kısa halini bulamadım 38.30'a çubuğu sürükleyerek sahneyi izleyebilirsiniz.)





2- Aşkın Kitabı (Becoming Jane)
    İstediğim karakterler birbirleriyle dans etmemelerine rağmen beni en çok etkileyen dans sahnelerinden biri. Paranın gözü kör olsun demekten kendimi alamıyorum. Sahne listeye 2. sıradan giriş yaparak zirveye eşlik ediyor.



1- Aşk ve Gurur (Pride and Prejudice)
    Hangimiz 74653847 kere izlemedi hadi şimdi açık konuşalım. Şahsen dansın müziği 5 yıldır benim telefon müziğim. (Bu arada 5 yıldır cep telefonu kullanıyorum.) Sahneyi sözcüklerimle kirletmeyip sizi baş başa bırakıyorum ama o herkesin kaybolduğu salonda yalnızca ikisinin kaldığı kısma değinmeden geçemeyeceğim teşekkürler.





Sizin de aklınızda kalan sahneler varsa lütfen bana yazın her gün metrobüs kullandıktan sonra insanlığımı unutunca biraz zarafet bünyeye iyi geliyor. İyi geceler.