29 Kasım 2018 Perşembe

Jane Austen Bu mu Şu mu?

Bu aralar her şey o kadar ters gidiyor ki inşallah sebebi merkür retrosu falandır ya, ben değilimdir. Ben de dedim ki biraz eğleneyim eğlenmek benim de hakkım. Yani inşallah hakkımdır. Genellikle işsiz insanların payına düşen ev mobilyalarının sadık bekçiliği oluyor da o açıdan şeettim.

Daha önce bir Harry Potter bu mu şu mu yazısı yazmıştım ve yazarken çok eğlenmiştim. Sonra aklıma ne gelse beğenirsiniz? Tabii ki bu içeriği Jane Austen'e uyarlamak. Öyle demeyin sizi şaşırtamadığım için benim de içim buruk. Genellikle herkes Gurur ve Önyargı'ya aşina diye daha çok onunla ilgili olacak. Maksat sizin de işiniz görülsün. 

Karşınızda Jane Austen bu mu şu mu?


Hafif bir başlangıç yapalım. 

1.Darcy mi Bingley mi?
:)

2.Mary mi Lydia mi?
-Vallahi Mary. Wickham'a mavi üniformanın nasıl yakıştığını tartışacak motivasyon bende yok vallahi. Sonuç olarak ben hayattaki gayesi memur olmak olan bir insanım balolarda çılgınlar gibi eğlenemem başım kaldırmaz. 

3.Caroline ile 5 çayı mı Lady Catherine ile akşam yemeği mi?
-Lady Catherine. Son bir buçuk senedir günlük ortalama adım sayımın 98 olduğu düşünülürse Caroline kalk salonda tur atalım falan der ben de yüzüne boş bakarım adab-ı muaşerete ters düşer zannımca.

4.Wickham mı Collins mi?
-Wickham, sory not sory. En azından o yalan söyler biz de dizi gibi izleriz.

5.Lizzy mi Jane mi?
-Şu an depresif olduğum için herkesten nefret etme eğilimindeyim o sebeple Lizzy ile Bay Darcy'ye bile kin kusabilirim yani gibi gibi. 


6.Gardiner'larla doğa gezisi mi Charlotte'ta kalmaya gitmek mi?
-Charlotte'a kalmaya gitmek. Ülkece gezme eylemine fazlaca anlam yüklediğimizin farkındayım. Halk arasında evcimen tiplerin halı altına süprülmek istendiğinin de. Ama bize gelişi böyle vallahi kurtarmıyo.

7.Bay Darcy ile bir dans mı Bay Darcy'den bir mektup almak mı?
-Mektup. Hareket etmek ile ilgili görüşlerim yukarıda mevcuttur.

8.Subayların şehre gelmesi mi Bingley ve arkadaşlarının şehre gelmesi mi?
-Tüm bekar kızların geleceği düşünülecek olursa bir alay subay daha çok insanın yararına ola.. şaka şaka. BİNGLEY!

9.Sir William Lucas'dan tüm şehrin dedikodusunu almak mı Bay Bennet'la tüm şehrin aptallıklarına gülmek mi?
-Gülmek benim için iddialı bir eylem olur şimdi ben tatlı tatlı haber paylaşımını seçeyim.

10.En yakın arkadaşının Charlotte olması mı Jane olması mı?
-Charlotte. Vallahi de gerçekçiliği savunacağız! 


Şimdilik bu kadar...

Siz olsanız neleri seçerdiniz benimle paylaşın rica ederim. 

Bu yazıyı okuyan blog yazarları, sizleri soruları cevaplandırmaya davet etsem beni onurlandırır mısınız merak ediyorum. Cevaplarsanız haberdar etmeyi unutmayın!


Resimler Pinterest'den...





10 Kasım 2018 Cumartesi

Aşk ve Gurur ve Otobüs İnsanları

Sıradan bir insan bir otobüs yolculuğu süresi boyunca aklından neler geçirir? Lisedeyken "Biri otobüsteki teyzelere yıllar evvel demokrasiye geçtiğimizi söylemeli, daha koltuktan kalkmadan yerlerine kimin oturacağına karar veriyorlar!" diye bir tweet atmışım. Benim pek de faydalı şeyler düşünmediğim ortada. 
Geçenlerde 13.00'te başlayıp 17.00'de biten dersimden çıkıp otobüse kendimi attığım sırada son bir buçuk senedir her boş anımda düşünmemin mecburi olduğu şeyleri aklımdan sırayla geçirmekle yolculuğuma başladım. Bilirsiniz işte KPSS puanım niye düşük'le başlayan bir soğuk başlangıç, "ben neden iş bulamıyorum" ara sıcağıyla havaya girme, "galiba kendimden nefret ediyorum"la doyurucu bir ana yemek, "bu aralar neden bu kadar az kitap okuyorum"la tatmin edici bir tatlı ve ardından "bu otobüsler neden bu kadar kalabalık hiç yürümüyoruz kısa mesafeleri yürüsek böyle olmaz alışmışız hazıra cık cık cık"la kallavi fincanda bir kahveyle kapanış. 


Sonra 4 saat süren dersin etkisinden olacak -sürekli düşündüğümden değil yani- dedim ki kendi kendime acaba Gurur ve Önyargı karakterleri her gün otobüs kullanan insanlar olsalardı gerçek hayattaki hangi tiplere karşılık gelirlerdi. Hayatının 8 senesi her gün son iki senesinde de istisnalar olsa da sıklıkla otobüs kullanan bir insanın zihnine konuk oluyorsunuz sıkı tutunun!
Öncelikle kısaca otobüs tecrübelerimden bir demeç vermek isterim. Her gün otobüse binenler beni anlayacaktır, binmeyenlerin de şaşkınlıktan ağzı açık kalacaktır. Hadi yine iyisiniz bu blogda herkes kazanıyor!


Kural 1- Herkesçe bilinen bir gerçektir sizden önceki durakta inen insanları akılda tutmanın size oturacak bir yer bahşedeceği. 
Kural 2- Otobüsün orta sol kısmındaki uzun boru oturamayacağını kabullenenler ya da otursa da kaldırılacağını bilen gençler içindir. 
Kural 3- Oturma umudunu kaybetme! İnsanları gözlemle, hangisi daha varlıklı görünüyor ve en yakın lüks semtte iner hangisi son durağa gider kestirmeye çalış.
Kural 4- Eğer öğle saati otobüse biniyorsan ve tüm koltuklar boşsa sen yine de ters koltuğa otur çünkü öğle saatlerinin emekliler ve güne giden kadınlar için olduğunu herkes bilir!
Kural 5- Otobüs viraj alırken sen de aynı yöne doğru hafifçe kendini savur, sörf yapmak gibi. Tamam ben de hiç sörf yapmadım ama California'da geçen çok dizi izledim!
Kural 6- Eğer kapıdan tutunuyorsan kapı açıldığında kapıyla hareket et ve kapıya paralel dur aksi taktirde otobüse binen insanlar cağnım yerine kurulacaklardır.
Kuralları öğrendiğimize göre yazıya dökülüyorum akışa kaptırın.


Lizzy
Lizzy, ayakta da dursa otursa da kitap okuyan üniversiteli kız tipi olurdu kesin ama manzarası güzel bir yerden geçiyorsa da seyretmeden edemezdi bence.

Bay Darcy
Bay Darcy, kurallarda bahsettiğim otobüsün orta sol kısmındaki uzun sarı borudan tutunan ve kimseyle muhatap olmamaya özen gösteren beyaz yakalı olurdu kalıbımı basarım! Oturacak yer olsa da cool yapar göz ucuyla bile bakmazdı da!

Jane
Jane sürekli oturacak yer bulan şanslılardan olurdu ve otobüse çocuğuyla binen kadınların çocuklarını kucağına almayı teklif etmeden edemezdi bence. 

Bay Bingley
Hani bazen olur ya sürekli gülümseyen herkese yer veren kişi o Bingley olurdu muhakkak. Ama yer verdiği insanlar onu unutmaz kalkınca haber veren duyarlı kimseler olurlardı.

Kitty ve Lydia
Cevabı sizden de duyar gibiyim. "Şu şununla çıkıyomuş şu da şunu seviyomuş ama şu ona pek yüz vermiyomuş..." muhabbeti hiç bitmeyen liseli kızlar olurlardı tereddütsüz.

Mary
En arka cam kenarına oturan yüzü artık grileşmiş yol boyunca test çözen kız olurdu Mary :(

Caroline
Caroline otobüsün demirlerini peçeteyle tutan kadın olurdu. Her zaman onlardan bi tane bulunur istisnasız.

Georgiana
Keman kursundan (Aslında piyano yazacaktım ama piyano kursundan dönen insanlar otobüste olsa da bunu dış görünüşten anlayamayacağımız için keman dedim hemen üstüme gelmeyin) dönerken babasının işi çıktığı için bir kereliğine otobüse binen sarı uzun pırasa saçlı çelimsiz kız çocuğu olurdu bence. Şişme pembe montu gözümün önüne geldi bakın.


Lady Catherine de Bourgh
Otobüsün sağ tarafının en önünde oturan ve otobüsü yönetmeye çalışan banka emeklisi kadın olurdu kesin. "Camları kapatın camlar açık olunca klima işe yaramaz. Şu adamlar arkaya gitse bi! Orta hep boş. Yeni nesil gençler yaşlılara hiç yer vermiyolar ki kalk çocuğum şu çocuklu kadına yer ver! Şoför çok hızlı gidiyo beyaz masayı mı arasam (Şoförü duyabileceği yüksek sesle)"

Bayan Bennet
Önce zorla birini kaldırıp oturacak yer bulan sonra da herkese karışan sosyete pazarından yeni aldığı store perdeyi insanlara çarpan teyze olurdu muhakkak. "Kızım sen şuraya geç de adam da buraya otursun. Sen şuradan tutunsan şu kadın da buradan tutunsa az zamanda muasır medeniyetler seviyesi!"

Bay Bennet
Bay Bennet üstü başı paspal araba alacak kadar parası olduğu halde pratik olduğu için otobüs kullanan üniversite profesörü olurdu bence. Omzundan düştü düşecek kareli yün atkısını görür gibiyim otobüsten inerken de bir kitap düşürdü bakın.

Charlotte
Charlotte otobüse binmeden akbilini hazırlayan otobüse biner binmez de kulaklığını takan ama otobüsteki insanları de gözlemlemeyi ihmal etmeyen memur olurdu bence.

Bay Collins
Sürekli ek ders parası hesabı yapan lise öğretmeni olurdu bence. "Sınav gözetmenliğinden de şu kadar gelse akşamki ek işten de bu kadar..."

Wickham
Otobüse binince bile güneş gözlüğünü çıkarmayan ve sürekli Facebook'da dolaşan arada da ortaya 5 numaralı bakışını fırlatan etrafında parfümden bir bulut olan beyaz yakalı görünümlü kaldırım mühendisi olurdu kesin.

Bay Lucas
Otobüse biner binmez tanıdığı 2-3 kişiyi gören ve keyifli bir sohbete başlayan emekli amca olacağı su götürmez bir gerçek.

Bay ve Bayan Gardiner
Birlikte o hastane senin bu hastane benim gezen yaşlı Nişantaşlı çift olurlardı muhakkak. 


Sıradan bir otobüs yolculuğundaki zihnime konuk oldunuz, umarım sıkılmadınız, bir diğer yazıda bence görüşürüz.


İllüstrasyonlar Pinterest'den.