3 Eylül 2016 Cumartesi

Hayatı Okumak

Merhaba!

                                            

  Bugün okuldaki hocamızın bir sene boyunca her derste söylediği ve benim henüz anladığım bir cümleden bahsetmek istiyorum. Ön yargılarımıza yenik düşerek savurduğumuz her cümlenin ardından bizlere "Hayatı okuyun, hayatı izlemeyin!" diyor hocamız. 
  Geçenlerde filmini izlediğim bir kitabı okurken kafamda bir aydınlanma meydana geldi. Aslında bu basit gibi görünen cümleye ilk o zaman dikkat ettim sanırım. Filmi izlerken karakterleri acımasızca yargılayıp onlar hakkında üstünkörü ithamlarda bulunmuştum itiraf ediyorum ama romanı okurken karakterin düşüncelerine, geçmişine ve bugününe tüm gerçekliğiyle ve karakterin gözünden karşı karşıya kalınca hayatı hep elimde bir kova patlamış mısırla izlediğimin farkına vardım. Bir fincan yeşil çayla satır satır okumalıymışım meğer.

                                      

  Romanı okumak kolay peki önümüzde akıp giden hayatı nasıl okuyacağız? Okumaya nereden, kimden başlayacağız? İşin kötü tarafı bir sene sonra mensubu olacağım mesleğin işi insanların hayatlarını onların anlattıklarından hareketle tüm gerçekliğiyle ortaya koymak yani kısaca okumak. Ben bu cümleyi bile bu kadar geç kavramışken mesleğin hakkını nasıl vereceğim?  
  Eyy insanlar lütfen hayatlarınızı okumama izin verin. Hayır yani Bay Darcy aşk hayatını bile okumamıza izin veriyorken zorluk çıkarmayın derim ben. Yani rica ediyorum. Gerçi Wickham'ı okuyunca da izleyince de bir şey fark etmiyor ama neyse. Konu Gurur ve Önyargı'ya gelince benim kafa gitti yine. Gerçi okuyunca Bayan Bennet'ın kızları evlendirme düşüncesi mantıklı bile gelmişti Bay Collins'e üzülmüştüm bile Bingley'e gelecek olurs..

                                               

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder