12 Nisan 2020 Pazar

Karantinanız Nasıl Geçiyor?

Karantina sohbeti yapmaya geldim.

Bu aralar kiminle konuşsam beni yazmaya teşvik ediyor. Ya düşüncelerim hoşlarına gidiyor ya sohbetim sıkıcı geliyor. Daha tam çözemedim ama tavsiyelere uymaya karar verdim. Bu da böyle bir boşvermişlik.

Ay bir dk karantina muhabbeti yapacaktım ben. Biz iş yerinde nöbetleşe çalışmaya başladık. Tam mesleğimi yapıyorum diye sevinirken bir anda iş hayatım sona erdi :D Ama işe gittiğim günlerde özenli giyinmeye  çok dikkat ediyorum. Yolda fotoğrafımızı çekerler, o fotoğraf da yüz yıl sonra bir tarih kitabında yer alır falan insanlar bakıp bunlar da amma bakımsızmış demesinler diye bütün çabam. Bir nevi insanlık vazifesi.

Bunun haricinde zaten bir buçuk yıl işsiz olmam münasebetiyle uzun süre kadrolu profesyonel bir ev kızı olarak takıldığım içün karantina beni zorlamıyor. 

Sadece sosyal medya bağımlısı oldum o kadar. Instagram veyahut Twitter fark etmiyor. Daha bildirim gelmeden olay yerine intikal ediyorum, telefon bile neye uğradığını şaşırıyor. Canlı yayınları da havada yakalamaya başladım. Canlı yayını yapan kişi yokken ben orada oluyorum. Story'yi açmadan insanların ne atacağını tahmin etme oyunumla da boş zamanlarıma zenginlik katıyorum.

Ve evet, Brooklyn Nine-Nine'ı daha önce izlemeyip karantinada düzenli olarak tüketen o şanslı kişi benim. Gerçi bu aralar biraz zorlanıyorum. Çünkü zaten Jake'e karşı boş değildim. Ama senarist şimdi ona Harry Potter şakası yaptırıyor. Bu platonik aşk kara sevdaya dönüşüyor dostlarım ben elendim siz devam edin.

Aniden gelen kitap kulübünü yapamıyoğruğz hüüğ çıkışlarım da olmasa tam alışacağım karantina olayına ama o kadar kusur Bay Darcy'de de olur değil mi canım, hiç! 

Bu aralar "blogunu yeni keşfettim baştan sona okuyacağım" temalı birkaç mesaj alınca dedim ki bir de ben okuyayım neler yazmışım. Ve dün karantinayı fırsat bilip bloguma çeki düzen vermeye karar verdim. 5 yıl önceki düşüncelerimle karşılaşmak travmatik olur sanıyordum ama pek düşündüğüm gibi olmadı. Artık değişen düşüncelerimle barışmayı öğrenmişim. Evet, önceden barışmayı bilmiyordum siz sanki çok şeysiniz.

Değişen düşünce ve yazı tarzı, eskiye yönelik utanç vb. konularda düşünürken bir hocam aklıma geldi. Kendisi derse kolunun altında daha önce yazdığı ama yayımlatmadığı birkaç makalesiyle gelirdi. Derste aklına bir şey gelirse veya öğrencilerden birinin bir düşüncesinden etkilenirse makaledeki cümleleri değiştirir, boşluklara notlar alırdı. O zaman tuhaf gelmemişti ama şimdi hocanın o makaleleri asla yayımlayamayacağını biliyorum. Bu düşüncenin bir sonu yok çünkü. Kabul etsek de etmesek de insan gelişen bir canlı. Ve evet insan dünkü aklını da beğenmeyen bir canlı aynı zamanda. 

Böylelikle blogumun yakasını rahat bırakmaya ve bir daha da gerekmedikçe okumamaya karar verdim. 

Öyle işte sizin karantinanız nasıl geçiyor?

Not: Kullandığım Bay Darcy'li atasözü için Bahar'a teşekkürü bir borç bilirim. Umarım telif hakkını helal etmiştir.

5 yorum:

  1. Karantina günlerime neşe kattığın için asıl ben sana teşekkürü borç bilirim ☺️ Telif haklarımdan feragat ediyorum ve de gelecek nesillerin bu atasözünden mahrum kalmamaları için ciddi çalışmalar yapılmasını salık veriyorum, afiş veyahut bilboard fark etmiyor��

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu onurlu görevi layıkıyla yerine getirmeye çalışacağımdan şüphen olmasın

      Sil
  2. Selamlar blogunuzu takipteyim sizde blogumu takip edip son yazıma yorum yazarsanız çok ama çok mutlu olurum :)

    YanıtlaSil
  3. Bloğunu keşfettiğimde ben de bütün yazılarını okumuştum. "Böyle güzel bir blog nasıl bu kadar az takipçiye sahip olur?" diye düşünmüştüm. Hâlâ öyle düşünüyorum.

    Sosyal medya bağımlılığı maalesef bende de var. Ben İnstagram'a düştüm. Gerçi bu hafta İnstagram'da geçirdiğim süreyi biraz azalttım. Azalttım dediğim günlük 70 dakikadan 60 dakikaya düşürmek. Zamanla daha az kullanmayı umuyorum.

    Brooklyn'i ben de yeni izlemeye başladım. Henüz ilk sezon bitmedi. Daha izleyecek çok bölüm olduğu için mutluyum. Jake'in sempatik olduğunu düşünüyorum. Bölümler ilerledikçe fikrim değişir mi bakacağız :-)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Blogun az takipçiye sahip olmasının sebebi sanırım blog dünyasıyla tek alakamın buraya yazı yazmak olması :D biraz daha ilgili olmak gerekiyor herhalde diğer bloglarla ve özellikle kendi blogumla. yazı yazıp çıkıp sonra blogumun varlığını unutuyorum :( daha çok emek istiyor blog dünyası :D

      Brooklyn'e yeni başlamana sevindim ben son sezonlara yaklaştım çünkü :(

      70 dakika mı ne güzeel :D

      Sil