bay knightley etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
bay knightley etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Nisan 2020 Pazar

2020 Yapımı Emma

Merhaba, 2020 yapımı Emma'nın arkasından atıp tutmaya geldim. Filmi çok negatif bir günümde izlediğim için normalde verilebilecek herhangi bir tepkinin 5 katını göstereceğimi şimdiden bildirir soranlara selam ederim.

Öncelikle bir açıklama istiyorum acaba ilk kim "ince maşayı bütün oyuncuların saçında kullanalım harika olur" düşüncesini ortaya attı? Alt üst renkli eşofman takımı giyip üzerine gece makyajı yapmanın garip karşılanmadığı bir dönemden birinin çıkıp hadi 19 yy.'ın giyim kuşamı ve saç modelleriyle dalga geçelim demesi iyi bir fikir olmayabilir mi acaba, sadece soruyorum.  (Yalnızca bir saç modeli üzerine bile bir paragraf yazdım haletiruhiyemdeki yıkımı oradan hesaplayın rica ederim.)


Tamam çok farklısınız, klasik eserleri alışılmışın dışında yorumluyorsunuz fElan. Ama bırakın da göstermelik de olsa iki centilmenlik görelim, yalandan da olsa zarafetin keyfini çıkaralım. Bazı şeyler de komik olmayıversin. Tamam içinizdeki "Jane Austen eserlerini her sene yeniden çekmeliyiz" isteğine gem vurun demiyorum. En klasik versiyonu her sene aynı oyuncularla yeniden çekseniz bile izleriz biz valla bak.

Durun araya bir adet güzel yorum sıkıştırayım da gaddar görünmeyeyim. Filmin renklerini beğendim, teşekkürler.

Ayrıca tam filmdeki karşımıza çıkan ilk dans sahnesinin de "abartılı" olduğunu görünce kahroluyordum ki Emma ve Bay Knightley'nin dans sahnesinin yakasını rahat bırakmışlar buna da sevindim.


Bay Elton'dan nefret edemezken Emma'ya gıcık olmaktan kendimi alamadım, Bayan Elton da yeteri kadar sinirlerimi bozamadı. Bu şey değil mi ya Stranger Things'deki upside down?


Postiflik bitti. Peki evlilik teklifi sahnesinden ne istediniz, eliniz de mi titremedi insafsızlar.

Tamam kendimi tuttum tuttum ama bir noktada patlamayacağımın garantisini de vermedim ya. (Evet önceki satırlardaki tavrım vakur halimdi.) O Bay Knightley ne öyle biri bana açıklasın lütfen ama. Bu şey demek gibi olmuş, hadi Süperman'i tekrar çekelim ama hiçbir süper gücü olmasın. Acaba normal bir insanın hal ve tavırlarına sahip bir Bay Knightley görmek isteyeceğimiz izlenimine nereden kapıldınız? Buna ne sebep oldu müsaade ederseniz çocukluğunuza inmek istiyorum. 


Ben bozuldum galiba ya bu aralar izlediğim/okuduğum hiçbir şeyi beğenemiyorum. When Calls The Heart dizisine başlayayım dedim ve ancak bir sezon dayanabildim. 

Neyse dünyanın sonunun gelmediği bir zamanda bu filmi tekrar izlemeye karar verdim. Filmle ilgili son kararımı o zaman vereceğim. Hadi görüşürüz.

4 Şubat 2020 Salı

Jane Austen Kitap Kulübü 9 #Emma

Hani bir şarkıyı çok beğenirsiniz ve bir heves o şarkıcının bütün şarkılarını dinler sonra da aynı tadı diğer şarkılarda bulamadığınız için ilk şarkıyı defalarca dinlemeye devam edersiniz ya heh işte o niyetle Emma okumaya karar vermiştim. Fakat aynı makus talih bu sefer tecelli etme kötülüğünü göstermedi. 

Gurur ve Önyargı'yı okuduktan sonra Jane Austen'in tüm kitaplarını okumak istemiştim. Nasılsa aynı tadı bulamam ön kabulüyle okumaya başladım Emma'yı. Kitabı bitirdikten sonra ise kafamda şu şarkı sözleri çınladı. "Kurtulmak mümkün olsa bırakıp kaçacağım, fakat ne yazık artık elinde oyuncağım!"  Yani Emma benim Jane Austen'in elinde oyuncak olduğumu anladığım kitaptı.


Kitap kulübünün dokuzuncu toplantısına bu cümlelerle giriş yapmıştım. Sonra tanışmayı unuttuğumuzu fark edip başa döndük ama olsun her şeyin başı sağlık. 2 Şubat Pazar günü 14.00'te GalataPerform'da Emma konuştuk. 


Yazıya başlamadan önce teşrifleriyle kulübümüzü şereflendiren herkesten teşekkürlerimin kabulünü rica eder, kulübe düzenli gelmekle kalmayıp yanında birkaç arkadaşını getiren üyeleri de canı gönülden taltif ederim, akrabalara selam. (Tamam taltif etmek tabirini ben de cümle içinde ilk kez kullanıyorum hemen sağ üst köşedeki çarpıya basmayın canım açıklayabilirim. Söylenişi komik diye yazdım.)

Gelelim konuştuklarımıza;

- Öncelikle Emma'nın Jane Austen'in yazdığı diğer kadın karakterlerden farkını konuştuk. Emma'yı sevenler ve sevmeyenler olduysa da saygı duymakta karar kıldık.

- Jane Austen'in en sevdiği karakterin Emma oluşunun nedenini zenginliğe bağladık. Ee malumunuz Janeciğim paranın yalnızca mutluluğu değil bilinen bütün duyguları komple insanıyla beraber satın alabileceğine inananlardan.

- Bay Elton'un kişiliğini enine boyuna masaya yatırdık. Davranışlarındaki hatalı ve tutarsız yönleri belirleyip içler dışlar çarpımı taraf tarafa toplama falan derken Bay Elton'un da ş*refsizin teki çıkmasına şaşırmadık. 

- Jane Fairfax'ten bahsetmeyi ihmal etmeyip onun bir sinsi olduğuna karar verdik.

- Emma'nın Jane Austen'in en feminist kitabı olduğuna kanaat getirdik. Bu sonuca da para derdi olmadan da evlenmeyi uygun görmesinden vardık.

- Kitaptaki varlıklı karakterlerin yoksul karakterlere yardım etmesi hakkında konuştuk ve Jane Austen'in herhangi bir kitabında ilk defa sosyal sorunlara değinildiğine şaşırdık. Sonra kitabın prense ithaf edildiği kulübümüz üyesi tarafından hatırlatılınca Jane Austen'in prense dokundurma yaptığını ve "insanlar aç" mesajı vermek istediğini fark ederek 3,5 saniyelik bir aydınlanma yaşadık.

- Ben bir ara Bay Knightley'nin duygularını Emma'ya açıklarken sanki Emma her şeyi biliyormuş gibi sitem etmesini yerer gibi oldumsa da çok üzerinde durmadık. 

- Emma'nın Bay Knightley'nin aşk ilanına karşılık söylediği sözlerin Jane Austen tarafından yazılmamasına bir miktar hayıflandık fakat Jane Austen'in komik yahut gülünç olmayan cümleleri kolay kolay yazmadığını hatırlayarak avunmaya çalıştık.

- En çok üzerinde durduğumuz konuyu sona sakladım. Neden bilmiyorum ama Emma denince insanlar ilk yaş farkından yakınıyor. Biz de Jane Austen Kitap Kulübü ve konunun birincil muhatapları olarak bu durumu enine boyuna tartıştık. Hiç duydunuz mu bilmiyorum ama bir erkeğin akıl yaşını bulabilmek için normal yaşından 2 çıkarın derler. Ben bu rakamı çok iyimser bulduğum için 5 yapmıştım. Sonra da erkekten 5 çıkarıyorsak kadına 5 eklemeliyiz ki adil olsun diye düşünmüştüm. Bu mantıklar harikası düşüncem kulüp tarafından da zannediyorum destek buldu. Bu hesaba göre 37 yaşından olan Knightley 32 oluyor 21 yaşındaki Emma ise 26 aralarındaki yaş farkı 16'dan 6'ya düşüyor. Yargı dağıtıcısı çevreler mutlu olmuşlardır umarım. Benim tek amacım herkeslerin yazıdan memnun ayrılmaları. Tamam şindi ciddiyet molası: yaş farkının ne önemi var mühim olan baynaytlilik sonuçta. Cümlenin sonuna kadar çok iyi gitmiştim oysaki ama kader işte. Demem o ki 'Age is just a number' dostlarım. Daha bu konu hakkında ne diyebilirim bilmiyorum bunun bir tık ötesi Pınar Altuğ-Yağmur Atacan evliliği övmek zaten.

İnşallah kulübe gelmeyenler "amaağn bu kız zaten noktasından virgülüne her şeyi anlatıyor iyi ki de sıcak evimden çıkmamışım" dememişlerdir. Daha yazmadığım neler neler konuştuk ohhoo. Gelin.

Yazının sonuna geldik.

Bir sonraki kitabımız İkna. Mart başı gibi onu konuşmayı planlıyoruz. Böylece tüm Jane Austen kitaplarını bitirmiş olacağız :( Ufaktan bi' tur daha dönelim teklifleri dm'den gelmeye başladı ama ikna olmamaya çalışıyorum. Eyy Leydi Russel neredesin? Size İkna kitabı temalı şaka yaptım. Lafı kitabı okuyun demeye getiriyorum. 

Hadi görüşürüz.

Görüşür müyüz?

Görüşelim.

14 Ocak 2020 Salı

Bay Knightley Neden Bi' Bay Darcy Olamadı?

Nice revnaklı Bay Darcy'ler görülür edebiyatta, lakin efsunlu Bay Knightley'leri de sensin yazan, şeklinde acıklı bir giriş yapsam benden nefret eder misiniz?


Bakın; geçmişinden günümüzüne, klasiğinden best sellerına, popüler kültüründen kültüne, fantastiğinden bilim kurgusuna, sinemasından edebiyatına, dizisinden animesine, romanından hikayesine, klasisizmden dizüstü edebiyatına bu kafayı pek çok aşk duygusu safsatasıyla doldurdum ama "seni daha az sevseydim sevgimden daha çok söz ederdim" cümlesini aşamıyorum. Durum bu iken Bay Knightley'nin hak ettiği konumda olmaması yepelek ruhumu derinden etkiliyor (!) Bay Knighltley'nin adının sık zikredilmiyor oluşu kanıma dokunuyor (!!)

Aslında bu konuya Jane Austen Kitap Kulübü'nün Emma toplantısında değinmeyi düşünüyordum ama kulüp şubata sarkınca konunun aciliyetini de göz önünde bulundurarak yazayım açıklığa kavuşturalım istedim. (Sevgili bu yazıyı okuyan kulüp üyeleri hadi yine ucuz atlattınız.)

Bugün, herkesin kesinlikle en az bir kere düşündüğüne neredeyse emin gibi olduğum ama neden dile getirilmediğini asla ama asla anlayamadığım bir konuya parmak basmak için buradayım. Bay Knightley neden atanamayan Bay Darcy muamelesi görüyor yahu? Zihninize iyice bakın dostlarım, yapılması gereken işlerle rahatsız eden düşüncelerin arasında bir yerlerde muhakkak olacak bu soru. 

Biritişlikse biritişlik, asaletse asalet, toprak ağalığıysa toprak ağalığı, kibarlıksa kibarlık, olgunluksa olgunluk nedir yani. 

Başlangıçta kötü olup sonradan iyi olan bir roman karakterini kolayca bağrımıza basabiliyorken en başından beri iyi olan karaktere asla gelemiyoruz. İllaki bir iki kalp kıracak, üç beş kişi üzecek gerçek sonradan ortaya çıkacak Ankara'dan abim gelecek evde bir bayram havası olacak vs. vs. 

Ne o, ne bu! Emma sosyoekonomik olarak Bay Knightley'den aşağı bir seviyede yer alsaydı bence Emma kitabı herkesin adını bildiği klasikler arasında başı çekerdi. Ama yok Bay Knightley gitti kendi sınıfından biriyle evlenmek gafletinde bulundu. Ve üzgünüm Knightley beyciğim ocak dışısın.


Oh ya ne güzel hayatımda hiçbir sorun yokmuşçasına; anlamlandıramadığım, içinden çıkamadığım hiçbir mesele kafamda dönüp durmuyormuşçasına bu yazıyı yazdım. Bi' ferahlık geldi. Işığa doğru mu ilerlesem?

Siz ne düşünüyorsunuz?

A- Düşünmüyorum Austenzedeciğim
B- #bayknightleyleratamabekliyoracil50binkadroçokacil
C- Bay Darcy dururken ne yapacaklardı acaba
D- yok ben ısrarla düşünmüyorum (kırıcı)
E-  Bay Knightley kim